uç

طَرَف — أَطْرَاف

انْكَسَرَ طَرَفُ الْقَلَمِ، لَا أَسْتَطِيعُ الْكِتَابَةَ.

Kalemin ucu kırıldı, yazamıyorum.

الْوُقُوفُ عَلَى حَافَّةِ الْهَاوِيَةِ خَطِيرٌ جِدًّا.

Uçurumun ucunda durmak çok tehlikeli.

تُوجَدُ قَرْيَةٌ فِي نِهَايَةِ الطَّرِيقِ.

Yolun ucunda bir köy var.

Ayrıca: قِمَّة

İlişkili Kelimeler