uşak

قَدَّمَ الْخَادِمُ الشَّايَ لِلضُّيُوفِ.

Uşak, misafirlere çay servisi yaptı.

صَبِيّ — صِبْيَان

كَانَ يَعْمَلُ كَصَبِيٍّ فِي الْمَنْزِلِ.

O, evin uşağı olarak çalışıyordu.

İlişkili Kelimeler