uyduruk

هَذِهِ وَثِيقَةٌ مُزَيَّفَةٌ وَلَيْسَتْ حَقِيقِيَّةً.

Bu uyduruk bir belge, gerçek değil.

حَاوَلَ خِدَاعَنَا بِسَرْدِ قِصَّةٍ مُخْتَلَقَةٍ.

Uyduruk bir hikaye anlatarak bizi kandırmaya çalıştı.

هَذَا حَلٌّ رَكِيكٌ، لَا فَائِدَةَ مِنْهُ.

Bu uyduruk bir çözüm, işe yaramaz.

Ayrıca: وَهْمِيّ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler