uygulamak

عَمِلَتِ الشَّرِكَةُ بِجِدٍّ لِتَنْفِيذِ الِاسْتِرَاتِيجِيَّةِ الْجَدِيدَةِ بِنَجَاحٍ.

Şirket, yeni stratejiyi başarılı bir şekilde uygulamak için çok çalıştı.

عَلَيْنَا أَنْ نُطَبِّقَ الْقَانُونَ الْجَدِيدَ عَلَى جَمِيعِ الْمُوَاطِنِينَ بِالتَّسَاوِي.

Yeni yasayı tüm vatandaşlara eşit şekilde uygulamak zorundayız.

يُمَارِسُ الطَّبِيبُ مِهْنَتَهُ بِإِخْلَاصٍ.

Doktor mesleğini özenle uyguluyor.

İlişkili Kelimeler