uysalca

اِقْتَرَبَ الطِّفْلُ مِنْ وَالِدَتِهِ بِلُطْفٍ وَعَانَقَهَا بِحَنَانٍ.

Çocuk, annesine uysalca yaklaştı ve ona sarıldı.

أَطَاعَ الْكَلْبُ أَوَامِرَ صَاحِبِهِ بِهُدُوءٍ.

Köpek, sahibinin komutlarına uysalca itaat etti.

كَانَ الْحَمَلُ يَرْعَى بِوَدَاعَةٍ فِي الْمَرْجِ.

Kuzu, çayırda uysalca otluyordu.

İlişkili Kelimeler