لَيْسَتْ هُنَاكَ حَاجَةٌ لِشَرْحِ الْمَوْضُوعِ بِإِسْهَابٍ، الْجَمِيعُ فَهِمَ.
Konuyu uzun uzadıya anlatmaya gerek yok, herkes anladı.
لَيْسَتْ هُنَاكَ حَاجَةٌ لِشَرْحِ الْمَوْضُوعِ بِإِسْهَابٍ، الْجَمِيعُ فَهِمَ.
Konuyu uzun uzadıya anlatmaya gerek yok, herkes anladı.
رَوَى الْحَادِثَ بِتَفْصِيلٍ، بِكُلِّ تَفَاصِيلِهِ.
Olayı uzun uzadıya anlattı, her detayıyla.
كَتَبَ الرِّسَالَةَ مُطَوَّلًا، وَتَحَدَّثَ عَنْ كُلِّ شَيْءٍ.
Mektubu uzun uzadıya yazmış, her şeyden bahsetmiş.
مُسْهِب