vakfe

يَطْلُبُ الْحُجَّاجُ الْمَغْفِرَةَ عَنْ ذُنُوبِهِمْ بِالْوُقُوفِ فِي عَرَفَاتٍ.

Hacılar Arafat'ta vakfe yaparak günahlarının affedilmesini dilerler.

تَوَقَّفَتْ حَافِلَتُنَا لِفَتْرَةٍ قَصِيرَةٍ فِي مِنْطَقَةِ الِاسْتِرَاحَةِ.

Otobüsümüz mola yerinde kısa bir vakfe verdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler