وُجُودُ الطَّبِيعَةِ نِعْمَةٌ عَظِيمَةٌ لِلْبَشَرِيَّةِ، يَجِبُ عَلَيْنَا حِمَايَتُهَا.
Doğanın varlığı, insanlık için büyük bir nimettir, onu korumalıyız.
وُجُودُ الطَّبِيعَةِ نِعْمَةٌ عَظِيمَةٌ لِلْبَشَرِيَّةِ، يَجِبُ عَلَيْنَا حِمَايَتُهَا.
Doğanın varlığı, insanlık için büyük bir nimettir, onu korumalıyız.
تَبَرَّعَتِ العَائِلَةُ بِكُلِّ ثَرْوَتِهَا لِلْأَعْمَالِ الخَيْرِيَّةِ، كَانَ هَذَا سُلُوكًا جَدِيرًا بِالثَّنَاءِ.
Aile, tüm varlığını hayır işlerine bağışladı, bu çok takdire şayan bir davranıştı.
الْإِنْسَانُ يَبْحَثُ دَائِماً عَنْ مَعْنَى كَيْنُونَتِهِ فِي هَذَا الْعَالَمِ.
İnsan her zaman bu dünyada varlığının anlamını arar.
Ayrıca: مَوْجُودَات، كِيَان
مَال، كَائِن، مَخْلُوق