يَجِبُ عَلَى الْمُشَرِّعِينَ إِصْدَارُ قَوَانِينَ مُنَاسِبَةٍ لِاحْتِيَاجَاتِ الْمُجْتَمَعِ.
Vazııkanunlar, toplumun ihtiyaçlarına uygun yasalar çıkarmalıdır.
يَجِبُ عَلَى الْمُشَرِّعِينَ إِصْدَارُ قَوَانِينَ مُنَاسِبَةٍ لِاحْتِيَاجَاتِ الْمُجْتَمَعِ.
Vazııkanunlar, toplumun ihtiyaçlarına uygun yasalar çıkarmalıdır.
بِصِفَتِهِمْ وَاضِعِي الْقَانُونِ، فَإِنَّهُمْ يَعْمَلُونَ عَلَى لَوَائِحَ جَدِيدَةٍ.
Vazııkanun olarak, yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyorlar.