vecih

وَجْه — وُجُوه

تَغَيَّرَ وَجْهُ المَبْنَى إِلَى اللَّوْنِ الذَّهَبِيِّ مَعَ غُرُوبِ الشَّمْسِ.

Binanın vecihi, güneşin batışıyla altın rengine büründü.

جَانِب — جَوَانِب

يَجِبُ فَحْصُ كُلِّ جَانِبٍ مِنْ جَوَانِبِ المَوْضُوعِ بِعِنَايَةٍ.

Konunun her vecihini dikkatle incelemek gerekiyor.

لِلْمَوْضُوعِ جَانِبٌ آخَرُ لَمْ نَنْتَبِهْ لَهُ.

Konunun fark etmediğimiz başka bir veçhesi var.

İlişkili Kelimeler