vect

شَعَرَ بِنَشْوَةٍ فِي رُوحِهِ بِتَأْثِيرِ المُوسِيقَى.

Müziğin etkisiyle ruhunda bir vect hissetti.

جَذْبَة — جَذَبَات

دَخَلَ الدَّرَاوِيشُ فِي حَالَةِ جَذْبَةٍ أَثْنَاءَ الذِّكْرِ.

Derviş, zikir sırasında bir vect haline girdi.

شَعَرَ بِأَنَّهُ انْفَصَلَ عَنِ العَالَمِ بِنَشْوَةِ الحُبِّ.

Aşkın vectiyle dünyadan koptuğunu hissetti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler