vekâlet

لَقَدْ وَكَّلْتُ مُحَامِيَ لِمُتَابَعَةِ قَضِيَّتِي.

Avukatıma vekâlet vererek davamı takip etmesini sağladım.

حَضَرْتُ الِاجْتِمَاعَ نِيَابَةً عَنِ الْمُدِيرِ.

Müdürün vekâletiyle toplantıya katıldım.

مَنَحَتِ الشَّرِكَةُ الْمُدِيرَ تَفْوِيضًا لِلتَّوْقِيعِ.

Şirket müdüre imza için vekâlet verdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler