velvele

أَثَارُوا ضَجَّةً كَبِيرَةً مِنْ حَادِثٍ صَغِيرٍ، لَمْ أَفْهَمْ.

Küçük bir olaydan büyük bir velvele kopardılar, anlamadım.

كَانَ صَخَبُ الْأَطْفَالِ يَهُزُّ الْمَنْزِلَ بِأَكْمَلِهِ.

Çocukların velvelesi tüm evi inletiyordu.

لَا دَاعِيَ لِكُلِّ هَذِهِ الجَلَبَةِ، لِنَكُنْ هَادِئِينَ.

Bu kadar velveleye gerek yok, sakin olalım.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler