verici

هٰذَا الشَّخْصُ مَانِحٌ لِلدَّمِ فِي المُسْتَشْفَى.

Bu kişi hastanede kan verici.

إِنَّهُ شَخْصٌ مِعْطَاءٌ لِلْغَايَةِ، وَدَائِمًا مَا يَكُونُ عَلَى اسْتِعْدَادٍ لِمُسَاعَدَةِ الْآخَرِينَ.

O, her zaman başkalarına yardım etmeye istekli, çok verici bir insandır.

يُمْكِنُ لِجِهَازِ الْإِرْسَالِ اللَّاسِلْكِيِّ هَذَا إِرْسَالُ إِشَارَاتٍ إِلَى مَسَافَاتٍ بَعِيدَةٍ جِدًّا.

Bu radyo vericisi çok uzak mesafelere sinyal gönderebiliyor.

Ayrıca: وَاهِب

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler