نِمْتُ وَأَنَا أَتَشَمَّسُ عَلَى وَجْهِي عَلَى الشَّاطِئِ.
Sahilde yüzükoyun güneşlenirken uyuyakalmışım.
نِمْتُ وَأَنَا أَتَشَمَّسُ عَلَى وَجْهِي عَلَى الشَّاطِئِ.
Sahilde yüzükoyun güneşlenirken uyuyakalmışım.
نَامَ الطِّفْلُ مُنْبَطِحًا عَلَى وَجْهِهِ.
Çocuk yüzükoyun uyudu.
وَضَعَ الطَّبِيبُ الْمَرِيضَ وَجْهًا لِأَسْفَلَ.
Doktor hastayı yüzükoyun yatırdı.
مُنْبَطّ