yıkık

أَصْبَحَ الْعَدِيدُ مِنَ الْمَبَانِي مَهْدُومَةً فِي الزِّلْزَالِ.

Depremde birçok bina yıkık hale geldi.

كَانَتِ الْمَدِينَةُ فِي حَالَةٍ مُدَمَّرَةٍ بَعْدَ الْحَرْبِ.

Savaş sonrası şehir yıkık bir haldeydi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler