yağımsı

مَلْمَسُ هَذَا الكْرِيمِ شَبِيهٌ بِالزَّيْتِ قَلِيلًا، وَيَنْتَشِرُ بِسُهُولَةٍ عَلَى الجِلْدِ.

Bu kremin dokusu biraz yağımsı, cilde kolayca yayılıyor.

قِوَامُ هَذِهِ الصَّلْصَةِ بِمَظْهَرٍ مِثْلِ الزَّيْتِ، لَامِعٌ وَزَلِقٌ لِلْغَايَةِ.

Bu sosun kıvamı yağımsı bir görünümde, çok parlak ve kaygan.

كُلُّ هَذِهِ الْأَطْعِمَةِ فِيهَا نَكْهَةُ زَيْتٍ، خَاصَّةً عِنْدَمَا تَكُونُ مَقْلِيَّةً.

Bu yiyeceklerin hepsi yağımsı bir tada sahip, özellikle kızartıldığında.

İlişkili Kelimeler