yakından

تَقَدَّمَ إِلَى مُقَدِّمَةِ الْحَشْدِ لِمُشَاهَدَةِ الْحَدَثِ عَنْ قُرْبٍ.

Olayı yakından izlemek için kalabalığın önüne geçti.

نَحْنُ بِحَاجَةٍ إِلَى دِرَاسَةِ هَذَا الْمَوْضُوعِ بِتَمَعُّنٍ.

Bu konuyu yakından incelememiz gerekiyor.

يُتَابِعُ مُدِيرُ الْمَشْرُوعِ كُلَّ التَّفَاصِيلِ بِاهْتِمَامٍ.

Proje yöneticisi, her detayı yakından takip ediyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler