yalamak

كَانَتِ الْقِطَّةُ تَتُوقُ إِلَى لَعْقِ الْحَلِيبِ مِنْ وِعَائِهَا.

Kedi, sütü kabından yalamak için sabırsızlanıyordu.

لَحَسَ الْقِطُّ الْكَرِيمَ عَنْ وَجْهِهِ.

Kedi, yüzündeki kremayı yaladı.

İlişkili Kelimeler