yaltak

عَادَةً مَا يَمْدَحُ الْمُتَمَلِّقُونَ الْآخَرِينَ مِنْ أَجْلِ مَصَالِحِهِمُ الْخَاصَّةِ.

Yaltak insanlar genellikle kendi çıkarları için başkalarını överler.

إِنَّهُ يُحَاوِلُ جَذْبَ الِانْتِبَاهِ مِنْ خِلَالِ التَّصَرُّفِ بِنِفَاقٍ تِجَاهَ الْمُدِيرِ.

O, müdüre karşı çok yaltak davranarak dikkat çekmeye çalışıyor.

حَاوَلَ التَّأْثِيرَ عَلَى الْجَمِيعِ بِالتَّحَدُّثِ بِأُسْلُوبٍ مُدَاهِنٍ.

Yaltak bir tavırla konuşarak herkesi etkilemeye çalıştı.

İlişkili Kelimeler