yanaşmak

أَبْطَأَ الْقَارِبُ لِيَقْتَرِبَ مِنَ الشَّاطِئِ.

Tekne sahile yanaşmak için yavaşladı.

كَانَتِ السَّفِينَةُ عَلَى وَشْكِ أَنْ تَرْسُوَ فِي الْمِينَاءِ.

Gemi limana yanaşmak üzereydi.

يُحَاوِلُ الْمُدِيرُ الْجَدِيدُ أَنْ يَتَوَدَّدَ إِلَى الْجَمِيعِ.

Yeni müdür herkese yanaşmaya çalışıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler