yansıtmak

تَعْكِسُ سُلُوكِيَّاتُهُ قِيَمَ عَائِلَتِهِ.

Davranışları, ailesinin değerlerini yansıtıyor.

أَسْقَطَ جِهَازُ الْعَرْضِ الصُّورَةَ عَلَى الْحَائِطِ.

Projektör, görüntüyü duvara yansıttı.

عَرَضْنَا الْبَيَانَاتِ فِي الْعَرْضِ التَّقْدِيمِيِّ بِاسْتِخْدَامِ الرُّسُومِ الْبَيَانِيَّةِ.

Sunumda verileri grafiklerle yansıttık.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler