yardımcı olmak

تَطَوَّعْتُ لِمُسَاعَدَةِ الطُّلَّابِ فِي دُرُوسِهِمْ.

Öğrencilere derslerinde yardımcı olmak için gönüllü oldum.

نُرِيدُ مُعَاوَنَةَ جِيرَانِنَا فِي نَقْلِهِمْ.

Komşularımıza taşınmalarında yardımcı olmak istiyoruz.

تَمَّ تَصْمِيمُ هَذَا الْمَشْرُوعِ لِإِعَانَةِ الْمُجْتَمَعِ الْمَحَلِّيِّ.

Bu proje, yerel topluma yardımcı olmak için tasarlandı.

İlişkili Kelimeler