yedirilmek

اضْطُرُّوا إِلَى إِطْعَامِ الطِّفْلِ الْمَرِيضِ الْحَسَاءَ.

Hasta çocuğa çorba yedirilmek zorunda kalındı.

تُغَذَّى صِغَارُ الطُّيُورِ بِالدِّيدَانِ.

Kuş yavrularına solucan yediriliyor.

İlişkili Kelimeler