yedmek

اضْطُرِرْنَا لِجَرِّ السَّيَّارَةِ الْمُعَطَّلَةِ إِلَى الْمِيكَانِيكِيِّ.

Arızalanan arabayı tamirciye kadar yedmek zorunda kaldık.

سَحَبُوا الْقَارِبَ إِلَى الشَّاطِئِ.

Tekneyi kıyıya kadar yediler.

قَادَ الْحِصَانَ إِلَى الْإِسْطَبْلِ.

Atı yederek ahıra götürdü.

İlişkili Kelimeler