yekinmek

نَهَضَ الرَّجُلُ الْعَجُوزُ بِبُطْءٍ مِنَ الْكُرْسِيِّ وَوَقَفَ.

Yaşlı adam sandalyeden yavaşça yekinerek ayağa kalktı.

حَاوَلَ الْمَرِيضُ أَنْ يَنْهَضَ مِنَ السَّرِيرِ لَكِنَّهُ لَمْ يَكُنْ لَدَيْهِ الْقُوَّةُ الْكَافِيَةُ.

Hasta yatağından yekinmeye çalıştı ama gücü yetmedi.

بَدَأَ الطِّفْلُ يَتَحَرَّكُ لِأَوَّلِ مَرَّةٍ.

Bebek ilk defa yekinmeye başladı.

İlişkili Kelimeler