yemek vermek

يُرِيدُونَ إِقَامَةَ وَلِيمَةٍ كَبِيرَةٍ لِحَفْلِ زَفَافِهِمْ.

Düğünleri için büyük bir yemek vermek istiyorlar.

أَرَادَ أَنْ يَدْعُوَ أَصْدِقَاءَهُ إِلَى الْعَشَاءِ لِلِاحْتِفَالِ بِعَمَلِهِ الْجَدِيدِ.

Yeni işi kutlamak için arkadaşlarına yemek vermek istedi.

يُقَدِّمُ فَاعِلُو الْخَيْرِ الطَّعَامَ لِلْمُحْتَاجِينَ كُلَّ يَوْمٍ.

Hayırseverler, ihtiyaç sahiplerine her gün yemek veriyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler