yer etmek

تَرَسَّخَتْ هَذِهِ الْأُغْنِيَةُ بِعُمْقٍ فِي قُلُوبِ الْمُسْتَمِعِينَ.

Bu şarkı, dinleyicilerin kalbinde derin bir şekilde yer etti.

اِسْتَقَرَّ هٰذَا الْمَثَلُ فِي ذِهْنِي مُنْذُ الطُّفُولَةِ.

Bu söz çocukluğumdan beri aklımda yer etti.

تَرَكَتْ كَلِمَاتُهُ أَثَراً عَمِيقاً فِي نَفْسِي، لَقَدِ اسْتَقَرَّتْ فِي قَلْبِي.

Onun sözleri bende derin bir etki bıraktı, kalbimde yer etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler