لَقَدْ حَانَ وَقْتُ الحَدِيثِ الآنَ، لَا يُمْكِنُنَا تَأْجِيلُ هَذَا المَوْضُوعِ أَكْثَرَ مِنْ ذَلِكَ.
Artık konuşmanın yeri geldi, bu konuyu daha fazla erteleyemeyiz.
لَقَدْ حَانَ وَقْتُ الحَدِيثِ الآنَ، لَا يُمْكِنُنَا تَأْجِيلُ هَذَا المَوْضُوعِ أَكْثَرَ مِنْ ذَلِكَ.
Artık konuşmanın yeri geldi, bu konuyu daha fazla erteleyemeyiz.
سَوْفَ أُسَاعِدُكَ أَنَا أَيْضًا عِنْدَمَا تَسْنَحُ الْفُرْصَةُ، لَا تَقْلَقْ.
Yeri geldiğinde ben de sana yardım edeceğim, merak etme.
سَأَشْرَحُ كُلَّ شَيْءٍ عِنْدَمَا يَحِينُ الأَوَانُ، لَيْسَ الآنَ.
Yeri geldiğinde her şeyi anlatacağım, şimdi değil.