يَقُولُ الْفَنَّانُ إِنَّهُ يَمْتَلِكُ مَلَكَةً فِطْرِيَّةً.
Sanatçı, doğuştan gelen bir yetiye sahip olduğunu söylüyor.
يَقُولُ الْفَنَّانُ إِنَّهُ يَمْتَلِكُ مَلَكَةً فِطْرِيَّةً.
Sanatçı, doğuştan gelen bir yetiye sahip olduğunu söylüyor.
ظَهَرَتْ مَوْهِبَةُ الْمُوسِيقَى فِي سِنٍّ مُبَكِّرَةٍ.
Müzik yetisi küçük yaşta kendini gösterdi.
لِكُلِّ شَخْصٍ قُدُرَاتٌ مُخْتَلِفَةٌ.
Her insanın farklı yetileri vardır.