الْيَرَقَاتُ هِيَ حَشَرَاتٌ آكِلَةٌ لِأَوْرَاقِ النَّبَاتَاتِ.
Tırtıllar bitkilerin yapraklarını yiyici böceklerdir.
الْيَرَقَاتُ هِيَ حَشَرَاتٌ آكِلَةٌ لِأَوْرَاقِ النَّبَاتَاتِ.
Tırtıllar bitkilerin yapraklarını yiyici böceklerdir.
إِنَّهُ طِفْلٌ أَكُولٌ جِدًّا، يُرِيدُ أَنْ يَأْكُلَ بِاسْتِمْرَارٍ.
O, çok yiyici bir çocuktur, sürekli yemek ister.
آكِلَة، مُلْتَهِم