yol açmak

قَدْ يُسَبِّبُ التَّدْخِينُ أَمْرَاضاً خَطِيرَةً فِي الْمُسْتَقْبَلِ.

Sigara içmek gelecekte ciddi hastalıklara yol açabilir.

أَدَّى الْإِهْمَالُ إِلَى حَادِثٍ خَطِيرٍ.

Dikkatsizlik, ciddi bir kazaya yol açtı.

هَذَا الْقَرَارُ سَيَتَسَبَّبُ فِي جِدَالَاتٍ كَبِيرَةٍ.

Bu karar, büyük tartışmalara yol açacak.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler