يَعْمَلُ الْعُمَّالُ عَلَى شَقِّ طَرِيقٍ جَدِيدٍ فِي الْجَبَلِ.
İşçiler, dağda yeni bir yol yapmak için çalışıyorlar.
يَعْمَلُ الْعُمَّالُ عَلَى شَقِّ طَرِيقٍ جَدِيدٍ فِي الْجَبَلِ.
İşçiler, dağda yeni bir yol yapmak için çalışıyorlar.
تَحَرَّكَتِ الْبَلَدِيَّةُ لِإِنْشَاءِ طَرِيقٍ إِلَى الْمُسْتَوْطَنَاتِ الْجَدِيدَةِ.
Belediye, yeni yerleşim yerlerine yol yapmak için harekete geçti.
عَبَّدَ طَرِيقًا