رِفْقَة — رِفَق
إِنَّ الرُّفْقَةَ فِي رِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ تُقَلِّلُ مِنَ الشُّعُورِ بِالْوَحْدَةِ.
Uzun bir yolculukta yoldaşlık etmek, yalnızlığı azaltır.
إِنَّ الرُّفْقَةَ فِي رِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ تُقَلِّلُ مِنَ الشُّعُورِ بِالْوَحْدَةِ.
Uzun bir yolculukta yoldaşlık etmek, yalnızlığı azaltır.
كَانَتْ صُحْبَتُهُ دَائِمًا تَجْرِبَةً مُمْتِعَةً.
Onunla yoldaşlık etmek, her zaman keyifli bir deneyim olmuştur.