zamlanmak

اِرْتَفَعَ سِعْرُ الْبَنْزِينِ هَذَا الصَّبَاحَ، مِمَّا سَيَزِيدُ مِنْ تَكَالِيفِ النَّقْلِ.

Benzinin fiyatı bu sabah zamlandı, bu da ulaşım maliyetlerini artıracak.

بِسَبَبِ ارْتِفَاعِ سِعْرِ صَرْفِ الدُّولَارِ، اضْطُرَّتْ أَسْعَارُ الْعَدِيدِ مِنَ الْمُنْتَجَاتِ إِلَى الزِّيَادَةِ.

Dolar kuru yükseldiği için birçok ürünün fiyatı zamlanmak zorunda kaldı.

İlişkili Kelimeler