zayi

ذَهَبَتْ كُلُّ جُهُودِنَا ضَائِعَةً، وَلَمْ نُحَقِّقْ أَيَّ نَتِيجَةٍ.

Bütün emeklerimiz zayi oldu, hiçbir sonuç alamadık.

تَقَدَّمْتُ إِلَى الشُّرْطَةِ لِلْعُثُورِ عَلَى مُتَعَلِّقَاتِي الْمَفْقُودَةِ.

Zayi olan eşyalarımı bulmak için polise başvurdum.

تَلِفَتِ الْعَدِيدُ مِنَ الْمُنْتَجَاتِ فِي كَارِثَةِ الْفَيَضَانَاتِ.

Sel felaketinde birçok ürün zayi oldu.

Ayrıca: هَالِك، مُهْدَر

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler