zayiat

وَقَعَتْ خَسَائِرُ كَبِيرَةٌ فِي الزِّلْزَالِ، بِمَا فِي ذَلِكَ خَسَائِرُ فِي الْأَرْوَاحِ وَالْمُمْتَلَكَاتِ.

Depremde can ve mal kaybı olmak üzere büyük zayiat yaşandı.

وَقَعَتْ خَسَائِرُ كَبِيرَةٌ فِي الْحَرْبِ، وَفَقَدَ الْعَدِيدُ مِنَ الْجُنُودِ حَيَاتَهُمْ.

Savaşta büyük zayiat verildi, birçok asker hayatını kaybetti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler