أَتْلَفَ الْمَزْهَرِيَّةَ لِأَنَّهُ حَمَلَهَا بِإِهْمَالٍ.
Dikkatsizce taşıdığı için vazoyu zedeledi.
أَتْلَفَ الْمَزْهَرِيَّةَ لِأَنَّهُ حَمَلَهَا بِإِهْمَالٍ.
Dikkatsizce taşıdığı için vazoyu zedeledi.
يُمْكِنُ لِأَشِعَّةِ الشَّمْسِ أَنْ تَضُرَّ الْجِلْدَ.
Güneş ışınları cildi zedeleyebilir.
جَرَّحَ، خَدَشَ