بِفَضْلِ ذَكَائِهِ، تَمَكَّنَّا مِنْ حَلِّ هَذِهِ الْمُشْكِلَةِ الصَّعْبَةِ.
Onun zekâsı sayesinde bu zorlu problemi çözdük.
بِفَضْلِ ذَكَائِهِ، تَمَكَّنَّا مِنْ حَلِّ هَذِهِ الْمُشْكِلَةِ الصَّعْبَةِ.
Onun zekâsı sayesinde bu zorlu problemi çözdük.
الْفِطْنَةُ وَالِاجْتِهَادُ هُمَا أَهَمُّ صِفَتَيْنِ تُؤَدِّيَانِ إِلَى النَّجَاحِ.
Zekâ ve çalışkanlık başarıya götüren en önemli iki özelliktir.
أَعْجَبَتْنِي نَبَاهَةُ الطِّفْلِ فِي حَلِّ اللُّغْزِ.
Çocuğun bilmeceyi çözerken gösterdiği zekâ hoşuma gitti.
عَبْقَرِيَّة، شَطَارَة، كِيَاسَة، نَجَابَة، فَطَانَة