أَذْهَبُ إِلَى مَسْقَطِ رَأْسِي كُلَّ شَهْرٍ لِزِيَارَةِ عَائِلَتِي.
Ailemi ziyaret etmek için her ay memleketime gidiyorum.
أَذْهَبُ إِلَى مَسْقَطِ رَأْسِي كُلَّ شَهْرٍ لِزِيَارَةِ عَائِلَتِي.
Ailemi ziyaret etmek için her ay memleketime gidiyorum.
تَفَقَّدَ الوَزِيرُ المَدَارِسَ لِتَقْيِيمِ جَوْدَةِ التَّعْلِيمِ.
Bakan, okulları ziyaret ederek eğitim kalitesini değerlendirdi.
طَلَّة، وِفَادَة