zorlu

هَذِهِ مَهَمَّةٌ صَعْبَةٌ لِلْغَايَةِ، يَجِبُ أَنْ تَكُونَ حَذِرًا.

Bu çok zorlu bir görev, dikkatli olmalısın.

بَعْدَ رِحْلَةٍ شَاقَّةٍ، وَصَلْنَا أَخِيرًا إِلَى الْهَدَفِ.

Zorlu bir yolculuktan sonra nihayet hedefe ulaştık.

هَذِهِ فَتْرَةٌ عَسِيرَةٌ، يَجِبُ أَنْ نَكُونَ صَبُورِينَ.

Bu zorlu bir dönem, sabırlı olmalıyız.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler