عَبْد — عَبِيد
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ الْعَبِيدُ مُجْبَرِينَ عَلَى خِدْمَةِ أَسْيَادِهِمْ.
Eski zamanlarda çakerler, efendilerine hizmet etmek zorundaydılar.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ الْعَبِيدُ مُجْبَرِينَ عَلَى خِدْمَةِ أَسْيَادِهِمْ.
Eski zamanlarda çakerler, efendilerine hizmet etmek zorundaydılar.
عَادَةً مَا يُشَكِّلُ الْخَدَمُ الطَّبَقَةَ الدُّنْيَا مِنَ الْمُجْتَمَعِ.
Çakerler, genellikle toplumun en alt tabakasını oluştururlardı.