şoför

قَادَ السَّائِقُ الْحَافِلَةَ بِعِنَايَةٍ إِلَى وَسَطِ الْمَدِينَةِ.

Şoför, otobüsü dikkatli bir şekilde şehir merkezine sürdü.

السَّوَّاقُ الْمُحْتَرِفُ يَعْرِفُ كَيْفَ يَتَعَامَلُ مَعَ جَمِيعِ الظُّرُوفِ.

Profesyonel şoför, tüm koşullarla nasıl başa çıkacağını bilir.

يَعْمَلُ أَبِي سَائِقَ سَيَّارَةٍ فِي الْمَدِينَةِ.

Babam şehirde şoför olarak çalışıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler