şule

شُعْلَة — شُعَل

كَانَتْ شُعْلَةُ النَّارِ تُضِيءُ الظَّلَامَ.

Ateşin şulesi karanlığı aydınlatıyordu.

كَانَ اللَّهِيبُ يَرْتَفِعُ إِلَى السَّمَاءِ.

Şuleler gökyüzüne yükseliyordu.

İlişkili Kelimeler