كَانَ الجِذْعُ أَجْوَفًا مِنَ الدَّاخِلِ بِسَبَبِ تَقَدُّمِ العُمْرِ وَالتَّآكُلِ.
Gövde, yaş ve aşınma nedeniyle içten oyuktu.
كَانَ الجِذْعُ أَجْوَفًا مِنَ الدَّاخِلِ بِسَبَبِ تَقَدُّمِ العُمْرِ وَالتَّآكُلِ.
Gövde, yaş ve aşınma nedeniyle içten oyuktu.
شَعَرْتُ بِإِحْسَاسٍ أَجْوَفَ فِي مَعِدَتِي بَعْدَ سَمَاعِ الأَخْبَارِ السَّيِّئَةِ.
Kötü haberi duyduktan sonra midemde boş bir his hissettim.
içsiz, tın tın