أَرْهَبَ الفِيلْمُ الأَطْفَالَ الصِّغَارَ بِمَشَاهِدِهِ المُخِيفَةِ.
Film, korkutucu sahneleriyle küçük çocukları korkuttu.
أَرْهَبَ الفِيلْمُ الأَطْفَالَ الصِّغَارَ بِمَشَاهِدِهِ المُخِيفَةِ.
Film, korkutucu sahneleriyle küçük çocukları korkuttu.
أَرْهَبَ المُتَنَمِّرُ الطُّلَّابَ الآخَرِينَ فِي المَدْرَسَةِ.
Zorba okuldaki diğer öğrencileri yıldırmıştı.
أَرْهَبَ صَوْتُ الرَّعْدِ القَوِيُّ السُّكَّانَ المَحَلِّيِّينَ.
Güçlü gök gürültüsü sesi yerel halkı dehşete düşürdü.
gözdağı vermek