أَقَرَّ الْمُتَّهَمُ بِالذَّنْبِ أَمَامَ الْمَحْكَمَةِ وَاعْتَرَفَ بِجَمِيعِ التُّهَمِ الْمُوَجَّهَةِ إِلَيْهِ.
Sanık mahkeme önünde suçunu kabul etti ve kendisine yöneltilen tüm suçlamaları itiraf etti.
أَقَرَّ الْمُتَّهَمُ بِالذَّنْبِ أَمَامَ الْمَحْكَمَةِ وَاعْتَرَفَ بِجَمِيعِ التُّهَمِ الْمُوَجَّهَةِ إِلَيْهِ.
Sanık mahkeme önünde suçunu kabul etti ve kendisine yöneltilen tüm suçlamaları itiraf etti.
يَجِبُ أَنْ أُقِرَّ بِصِحَّةِ هَذِهِ الْمَعْلُومَاتِ قَبْلَ نَشْرِهَا عَلَى الْإِنْتَرْنِتِ.
Bu bilgileri internette yayınlamadan önce doğruluğunu tasdik etmeliyim.
أَقَرَّ الطَّبِيبُ بِأَنَّ حَالَتِي الصِّحِّيَّةَ تَحَسَّنَتْ بِشَكْلٍ مَلْحُوظٍ.
Doktor, sağlık durumumun önemli ölçüde iyileştiğini onayladı.
rıza göstermek, altına imza koymak, ikrar etmek, muvafakat etmek, geçerlemek, onamak, onaylattırmak, tasdiklemek