أَنْجَبَتِ الأُمُّ طِفْلاً سَلِيماً بَعْدَ حَمْلٍ دَامَ تِسْعَةَ أَشْهُرٍ.
Anne, dokuz ay süren hamileliğin ardından sağlıklı bir bebek doğurdu.
أَنْجَبَتِ الأُمُّ طِفْلاً سَلِيماً بَعْدَ حَمْلٍ دَامَ تِسْعَةَ أَشْهُرٍ.
Anne, dokuz ay süren hamileliğin ardından sağlıklı bir bebek doğurdu.
أَنْجَبَتْ هَذِهِ الشَّرَاكَةُ الْعَدِيدَ مِنَ الْمَشَارِيعِ النَّاجِحَةِ.
Bu ortaklık birçok başarılı projeye yol açtı.
أَنْجَبَتْ هَذِهِ الْمَدْرَسَةُ الْعَدِيدَ مِنَ الْقَادَةِ وَالْمُفَكِّرِينَ الْبَارِزِينَ.
Bu okul birçok önde gelen lider ve düşünür yetiştirmiştir.
çocuk yapmak, döl vermek, yavrulamak