وَزَّعَ

يُوَزِّعُ، تَوْزِيع

وَزَّعَ الْمُتَطَوِّعُونَ الطَّعَامَ عَلَى الْفُقَرَاءِ فِي الْمَدِينَةِ.

Gönüllüler şehirdeki yoksullara yemek dağıttılar.

وَزَّعَ الْمُدِيرُ الْمَهَامَّ عَلَى الْمُوَظَّفِينَ بِالتَّسَاوِي.

Müdür, görevleri çalışanlar arasında eşit olarak paylaştırdı.

وَزَّعَتِ الشَّرِكَةُ إِعْلَانَاتِهَا فِي جَمِيعِ أَنْحَاءِ الْبِلَادِ.

Şirket, reklamlarını ülkenin her yerine yaydı.

Eşdizimler