اطْرُدَ الْحَارِسُ اللُّصُوصَ الَّذِينَ حَاوَلُوا اقْتِحَامَ الْمَنْزِلِ فِي مُنْتَصَفِ اللَّيْلِ.
Bekçi, gece yarısı eve girmeye çalışan hırsızları sürdü.
اطْرُدَ الْحَارِسُ اللُّصُوصَ الَّذِينَ حَاوَلُوا اقْتِحَامَ الْمَنْزِلِ فِي مُنْتَصَفِ اللَّيْلِ.
Bekçi, gece yarısı eve girmeye çalışan hırsızları sürdü.
اطْرُدَ الْمُدِيرُ الْمُوَظَّفَ الْمُهْمِلَ بِسَبَبِ تَكْرَارِ الْأَخْطَاءِ وَعَدَمِ الِالْتِزَامِ بِالْمَوَاعِيدِ.
Müdür, hataların tekrarlanması ve randevulara uyulmaması nedeniyle ihmalkar çalışanı kovdu.
يَجِبُ عَلَيْنَا أَنْ نَطْرُدَ الْأَفْكَارَ السَّلْبِيَّةَ وَنُرَكِّزَ عَلَى الْجَوَانِبِ الْإِيجَابِيَّةِ فِي حَيَاتِنَا.
Olumsuz düşünceleri uzaklaştırmalı ve hayatımızdaki olumlu yönlere odaklanmalıyız.